ARI
SÜTÜ
ARISÜTÜ NEDİR :
Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi
balarılarının, kraliçe (ana) arıyı beslemek için yutakaltı
bezlerinden (hypopharyngeal) salgıladıkları,
hammaddesi binbir çiçeğin balözü, çiçek poleni ve
balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, (1,1 gr/cm3)
özgül ağırlığında, organik asit karakterinde, %100 natural,
olağanüstü yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve
aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.
Dünyanın en üstün doğal gıdasıdır ve doğadaki bütün doğal ilaçların annesi
sayılır. Balarısı ortalama 40 gün yaşar, Arısütüyle beslenen kraliçe arı ise 7
sene yaşar ve dünyanın en fazla yumurtlayan canlısı olarak günde ortalama 3000
kez yumurtlar. Arısütünün içinde neler olduğu saptanamamış %3
oranında X maddeleri bulunmaktadır ki; Dünya bilim insanlarınca buna Allah
vergisi denilmiş ve Arısütünün olağanüstü etkilerinde X maddelerinin büyük payı
olduğu öngörülmüştür. Aynı zamanda kanser hücrelerinin üremelerini engelleyen
karınca asidi Arısütünde yüksek oranda mevcuttur.
Arısütünün olağanüstü faydaları dünya bilim insanlarınca onaylanmıştır.
Arısütünün dünyadaki tüm besinlerden, bitkilerden, ilaçlardan, gıdalardan,
vitaminlerden, otlardan vs. ayıran en büyük özelliği; Her yaş insan vücudunda tepeden tırnağa vücuttaki bütün hücreleri
YENİLER, besler, onarır, tamir eder, geliştirir, metabolizma dengesi kurar, tüm
hastalıkları yok eder, doğal, işlenmemiş vitamin verir, yaşlanma hızını keser,
beyin-beden-direnç gücünü yüksek oranda arttırır En önemli unsur ise Arısütünün
extra 1.kalitede, tahlilinden olumlu sonuç alınmış,
%100 saf, bilimsel sistemde üretilen ve dozajına uygun kullanılan ARISÜTÜ
olmasıdır.
ARISÜTÜNDE BULUNAN MADDELER NELERDİR :
|
VİTAMİNLER |
ORGANİK ASİTLER |
AMİNO ASİTLER |
MİNERALLER |
|
|
|
|
|
|
|
|
A
|
Redinol-Akseroftol |
Acide
hydroxy-10 décéné-2 transolgue |
Alanin |
Fosfor |
|
B1
|
Thiamine-Anorin |
Acide
hydroxy-10 decanoigue
|
Arginin |
Sülfür |
|
B2
|
Riboflavine-Laktoflavin |
Acide Saborigue
|
Aspartikasit |
Bakır |
|
B3 |
Nicotinamide |
Acide-décéné-2
transidiolgue
|
Fenil
alanin |
Demir |
|
B5 |
Pantothonique asit |
Acide
P-hydroxy benzolgue
|
Glikokol |
Silisyum |
|
B6 |
Pyridoxie |
|
Valin |
Kalsiyum |
|
B7 |
İnositol-Myo (Mezo) lozit |
|
Cyctin |
Sodyum |
|
B8 |
(H)
Biotine |
|
Gulutamikasit |
Potasyum |
|
B9 |
Folikasit |
|
İzolosin |
Magnezyum |
|
B12 |
Kobalamin |
|
Liosin |
Manganez |
|
C |
Askorbikasit |
|
Lösin |
Çinko |
|
D |
Kolekalsiferol |
|
Metionin |
İyot |
|
E |
Tokoferol,
Antisterilite |
|
Prolin |
Selenyum |
|
H |
Biotine |
|
Histidin |
|
|
P |
Rutine |
|
Serin |
|
|
|
|
|
Niacin |
|
|
|
|
|
Treonin |
|
|
|
|
|
Triptofan |
|
Arısütünün
lipid kısmında gaz-sıvı kromatografisi ile yapılan incelemelerde, 26 dan fazla yağ asidi gözlenmiştir. Bunlardan 12'si nonanoik, kaprik, undekanoik, tridekanoik, launk, miristoleik, palmitik, palmitoleik, stearik, linoleik ve arakidik
asit olarak tespit edilmiştir.
Arısütü bileşiminde "TESPİT EDİLEMEYEN DİĞER MADDELER"
adı altında belirtilen %2-3 civarındaki kısımda ise Arısütünün asıl deva
niteliği taşıyan maddelerin bulunduğu Bilimadamlarınca tespit
edilmiştir. Bunlardan biri balda dahi bulunmayan, sadece Arısütünde %1.5 oranında bulunan 10-Hydroxy-delta-2-dekanoik asit'tir. Yine "Tespit edilemeyen diğer maddeler"
kısmında bulunan diğer çeşitli aktif maddelerin; organizmada CANLANDIRICI VE GENÇLEŞTİRİCİ etkisi
olduğu saptanmıştır.
Arısütünün içinde kuvvetli Radyoaktif ve Manyetik enerji olduğu görülmüştür
Yapılan incelemelerde Arısütünün besleyici olmasından başka çeşitli
hastalıklara da iyileştirici niteliği olduğuna dair bulgular bulunmuştur.
DÜNYA BİLİMADAMLARI VE TÜBİTAK'A GÖRE ARISÜTÜ :
- Arısütünün sudaki çözeltisinin vazodilative(damar açıcı)
etkisi olduğu saptanmıştır. Bu aktivite bala nazaran 100-200 kat daha fazladır.
Ayrıca kandaki KOLESTEROL seviyesini önemli oranda düşürdüğü de Japon
Araştırmacılar tarafından gözlenmiştir.
- Kanada Ulusal Kanser Araştırma Enstitüsü'nün
27.04.1963 te yayınlanan raporuna göre Prof. Gordon F.Towsen'in aldığı sonuçlar ise; "Arısütünün
bileşiminde bulunan 9-10 Hydroxy-2 Transoique ve Dicarboxylic gibi asitlerin bulunması lösemi(leucemie) - KAN KANSERİ - nin
gelişmesine ve diğer bazı kanser tümörlerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu
konuda profesör tarafından 2000 deney faresi üzerinde yapılan incelemelerde,
farelerin hepsine kanser hücreleri aşılanmış ve bunlardan 1000 tanesine hiçbir
müdahale yapılmayarak kendi haline bırakılmış, diğer 1000 tanesine de ARISÜTÜ
verilmiş; Kendi haline bırakılan 1000 farenin kanserden öldüğü, Arısütü ile
beslenen diğer 1000 farede ise kanser görülmediği ve yaşamlarını sürdürdükleri
gözlenmiştir"
- Dünyaca ünlü Biolojist Dr.Bellevefer'in "La Gelee Royale" adlı yapıtında
Arısütü'nün faydaları için şunları yazmıştır:
1 - İnsanın FİZİKSEL ve RUHSAL YAPIsına
genel yapısına iyilik hissi verir
2 - Vücudun yorulmadan sürekli olarak ÇALIŞMAsını
sağlar
3 - Çocuklarda FİZİKSEL GELİŞMEyi
sağlar
4 - Kadınlarda REGL HALLERİni
düzeltir
5 - MENAPOZ ve ANDREPOZ dönemlerinde bünyeyi destekler
6 - SAÇLARIN DÖKÜLMESİni önler
7 - Sürekli YORGUNLUK, BİTKİNLİK hallerini düzeltir
8 - RNA ve DNA deposu olduğundan ÖMRÜ UZATIR
9 - Yorgun ve bitap düşmüş vücut mekanizmasında iyi hücre
faaliyetini canlandırıp arttırır, GENÇLİK VERİR
- Fransız Bilim adamı Alin Caillas'ın
vardığı sonuçlara göre;
1 - Arısütü antibiotik ve anti
mikrobiktir. Özellikle VEREM mikrobu üzerinde büyük öldürücü özelliğe sahiptir
2 - ANGINE DE POITRINE, DAMAR SERTLİĞİ, ASTIM, ŞEKER, ÜLSER,
HİPER VE HİPO TANSİYON VE FELÇLERDE çok olumlu etkileri görülmüştür
3 - Arısütü sağlıklı bir yaşantı için çok gerekli, değerli
ve eşsiz bir doğal bileşimdir. Ve düzenli kürlerle kullanıldığı zaman vücudun
tam sağlıklı, kuvvetli, dinamik ve ruhen güçlü tutar.
Dr.Ivenchi'ye göre yaşlılıkla en çok
görülen "ARTERİS-CLEROS"ın (damar sertliği
ile birlikte kandaki kolesterolün yükselmesi) tedavisinde Arısütü oligotest
olarak kullanılması olumlu sonuç vermiştir.
Japon Araştırmacıların tavşanlar üzerinde yaptıkları
testlerde; fosfolipid, triglisent,
B-Lipoprotein ve total lipid seviyelerinin de arısütünden etkilendiği ve
düştüğü gözlenmiştir
Avusturya'da 120 hasta üzerinde yapılan klinik
denemelerde, arısütünün ağız yoluyla alınması halinde CİLT ve SAÇ
hastalıklarında önemli olumlu gelişmeler ve düzelmeler görülmüştür. Yine
Arısütünün içerdiği hormonlar sebebiyle CİNSEL FONKSİYONLARI arttırıcı etkileri
de tespit edilmiştir.
" Arısütü yüksek oranda protein, vitamin,
mineral madde içerdiğinden besleyici değeri büyük bir besin maddesidir.
Organizmayı gençleştirici bir özelliğe sahiptir. KANSER, KALP-DAMAR SİSTEMİ,
ASTIM gibi çeşitli hastalıklara iyi geldiği ve SİNİR SİSTEMİ üzerinde olumlu
etkiye sahip olduğu bildirilmektedir. Arısütünün işçi arılar ile ana arılar
arasındaki CİNSEL farklılaşmayı meydana getiren, biyolojik bir etki yaptığı ve
bu etkiye büyük orandaki pantotenik asit miktarının neden olduğu
bildirilmektedir. Arısütünün içinde bulunan 10-hydroxdec 2-cnoic asitden dolayı antibakteriyel etkiye sahip olduğu
bildirilmektedir. Saf olarak veya bala karıştırılarak yendiğinde ROMATİZMAL
HASTALIKLARA, KANSIZLIĞA, ÇEŞİTLİ GÖZ HASTALIKLARINA, SAÇ DÖKÜLMELERİNE karşı
kullanılmaktadır."
Ana başlık : Arısütünün
yapısı ve üretim yöntemi
Kaynak : Tübitak Bilim ve Teknik
dergi - Yıl : 1996 Ay : Nisan Sayı : 341 Sahife : 96
" Arısütü hormonlar ve zindelik veren özel
maddeler içermektedir. Arısütü, ekonomik düzeyi yüksek olan ülkelerde pazar
bulmuş durumdadır. Hatta Apiterapi denilen yolla arı
ürünleri ile tedavi gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bazı doğu bloku
ülkelerinde sadece arı ürünleri ile tedavi yapılan klinikler mevcuttur. Arısütü
SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARINDA, SÜREKLİ YORGUNLUK HALLERİNDE, KISIRLIK
TEDAVİSİNDE, DAMAR SERTLİĞİNDE, GÜÇ VE ZİNDELİK kazandırmakta
kullanılmaktadır."
Ana başlık : Beslenmede
Arısütü
Kaynak : Tübitak Bilim ve Teknik
dergi - Yıl : 1989 Ay : Nisan Sayı : 257 Sahife : 21
" Ana arılar, tüm larva ve ergin dönemlerinde
Arısütü ile beslendiğinden yumurtalıkları ve spermatekaları
(erkekten gelen spermayı depo ettikleri kase) çok iyi
gelişmekte, günde 1500-3000 yumurta bırakmakta ve birkaç yıl bu üretkenliğini
sürdürerek koloninin geleceğini yönlendiren en önemli bireyi olmaktadır. Ana
arıların özel olarak arısütü ile beslenerek aynı genetik yapıya sahip işçi
arılardan farklı yapısal özellikler göstermesi, UZUN ÖMÜRLÜ olması ve
olağanüstü verimliliğe sahip olması: İnsanlar üzerinde de benzer etkiler
gösterebileceği görüşü dünden bugüne bu ürünü çok çekici bir duruma
getirmiştir. Arısütü 30-35 yıldan bu yana insanlar tarafından ÇEŞİTLİ
HASTALIKLARIN SAĞITILMASINDA, VÜCUDUN SAĞLIKLI VE DİNÇ TUTULMASINDA, HÜCRE
YENİLEME özelliği nedeniyle kullanılmaktadır. Son yıllarda Arısütünün APİTERAPİ
alanında kullanımı da üretimini cazip duruma getirmiştir. Dünyada Arısütünün
üretim ve ticareti Çin, Japonya, Taiwan ve Yeni
Zelanda gibi Uzak Doğu ülkelerinde yapılmaktadır. Çin yılda 1000 ton Arısütü
üretimi ile ABD ve birçok Avrupa ülkesinin Arısütü talebini karşılamaktadır.
Ülkemiz arı yetiştiricilerinin Arısütünün üretim, muhafaza tekniği ve
pazarlaması konularında çok fazla bilgiye sahip olmaması, teknik sorunlarla
karşılaşmaları, bazı üreticilerin Arısütüne katkı maddeleri karıştırarak
pazarlamaları tüketici ve ihracatçıları zor durumda bırakmakta, saflığı
konusunda şüphe oluşmasına neden olmaktadır. Bu açıdan ülkemizde Arısütünün
önemi, özellikleri, üretimi, muhafaza tekniği, kullanım alanlarının bilinmesi;
üretici ve tükecilerin bu yönden aydınlatılması gibi
konulara önem verilmelidir. "
Ana başlık : Doğanın Harika
Ürünü ARISÜTÜ
Kaynak : Tübitak Bilim ve Teknik dergi
- Yıl : 1996 Ay : Nisan Sayı : 395 Sahife : 96
ARISÜTÜ NASIL VE NE KADAR KULLANILIR :
Arısütünün iki kullanım şekli vardır.
Birincisi saf olarak, ikincisi ise balla karıştırılarak. Saf olarak alınması
halinde dil altına konur ve yaklaşık beş saniye kadar dil altında bekletilir ve
sonra yutulur. Balla karışması halinde dil altında bekletmeye gerek kalmaz. Saf
Arısütünün kullanıcı tarafından muhafazası zor
olabileceğinden en iyi kullanım şekli bal ile karıştırılarak alınmasıdır. Bal
ile karıştırılarak alındığı zaman kana karışması ve faydasını göstermesi daha
hızlı olur. Arısütü; saf veya balla karışmış olarak, her iki şekilde de sabah ve akşam olmak üzere aç karnına alınmalıdır.
Bunun yanısıra Arısütünün karıştırıldığı balın
kalitesinin iyi olması, nektarı yüksek çiçeklerden elde edilmiş olması, hileli
ve kalitesiz bal olmaması gerekir. Arısütü saf veya balla karışmış her iki
halde de kesinlikle metalle temas edilmemeli, ışıkta kalmamalıdır.
Arısütünün ne kadar kullanılması gerektiği ise, saf olarak veya balla karışmış
olarak, her iki halde de; bünyenin yaşına, sağlık
derecesine, varsa hastalığın ağırlığına veya istenilen maksimum kuvvet
seviyesine veya istenilen rahatsızlık derecesine göre değişir.
ARISÜTÜ'NÜ KİMLER KULLANABİLİR :
Arısütü Bilimsel gramajlar dahilinde; bünyenin yaşına, sağlık
derecesine, varsa hastalığın ağırlığına, veya istenilen maksimum kuvvet
seviyesine veya istenilen rahatsızlık derecesine göre; dozajına uygun
kullanıldığı takdirde yeni doğmuş bebekten, en yaşlı bünyeye kadar herkes
tarafından kullanılabilir.
ARISÜTÜ'NÜN FAYDALARI
NELERDİR :
Saf Arısütü "Gençlik İksiri", "Hayat İksiri", gibi
tanımlamalarla yüzyıla yakın zamandır bilinmektedir. Ancak yakın geçmişte
besleyicilik üstünlüğünün yanında içerdiği Hayatsal değerleri de bilimsel
çalışmalar sonucu başta A.B.D. ve Uzakdoğu olmak üzere birçok ülkede saptanarak
yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Düzenli kürler uygulanarak
kullanılması halinde;
1 - Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve çalışma
isteksizliklerini gidererek organizmaya aktivite kazandırır. Enerji açığını
kapatır.
2 - Beyin performansı gerektiren durumlarda özellikle öğrencilerin sınav
dönemlerinde daha başarılı olmalarında, yorgunluk ve endişe duymamalarında
yardımcı olur.
3 - Üstün hücre yenileyici özelliği nedeniyle yaşlanmayı geciktirir ve
çocuk sahibi olmak isteyenlere yardımcı olur
4 - Seks performansını en yüksek düzeye çıkartarak dengeli bir seks
yaşantısının sürdürülmesi ile cinsel isteksizliklerin giderilmesine yardımcı
olur.
5 - Sporcuların harcadıkları aşırı enerjiyi dengeler, yarışma önceleri
yapılan kürlerle vücuda mukavemet ve aktivite kazandırarak sporcunun öz
enerjisini en rantabl bir şekilde kullanması için beyin-beden uyumunu sağlar.
6 - Yaşlılıkla oluşan damar sertliğinin tedavisi, bitkinlik ve yaşama
isteksizlikleri ile kandaki kolesterol-lipid seviyesinin ayarlanmasında
yardımcı olur.
7 - Anemi (kansızlık) ve ağır kan kayıplarında organizmanın yeterli kan
üretimini sağlar.
8 - Hastalıkların ve ameliyatların iyileşme dönemlerinin
çabuklaştırılması ile zaafiyetlerde, nekahat dönemlerinde vücudun gıda rejimini desteklemek
amacıyla kullanılmaktadır.
9 - Mide-barsak sistemine ait hastalıklarda ( Kolit-Ülser-Gastrit )
10 - Böbrek ve idrar yolu hastalıklarında
11 - Karaciğerin fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği durumlarda ve
alerjik rahatsızlıklarda,
12 - Solunum sistemi hastalıklarında ( Tüberküloz, Astım, Bronşitte )
13 - Saç dökülmelerinde, saçlı ve saçsız derinin değişik hastalıklarında,
14 - Bayanların regl dönemlerindeki düzensizlik ve ağrıların giderilmesinde,
15 - Özellikle menapoz ve andrepoz
dönemlerinde kadın ve erkeklerdeki yaşlanmaya bağlı şikayetlerin
giderilmesinde,
16 - Vücut organlarının deforme olmadan orjinal
şekillerinin korunmasında ( özellikle bayanların göğüslerinde ) süt verme
fonksiyonunun arttırılmasında ve özel cilt bakımlarında,
17 - Hamilelerde gebeliğin sağlıklı geçmesinde, fetusun ve annenin sağlıklı
beslenerek zararlı etkilerden korunmasında,
18 - Bebeklerin çabuk ve sağlıklı gelişerek ruh ve beden bütünlüğünün
sağlanmasında,
19 - Çocuklarda görülen gelişim güçlükleri, kemik ve kas kuvvetsizliklerinde,
20 - Erken bunama, hafıza kaybı, zeka geriliği, alkolizm gibi rahatsızlıkların
tedavisine yardımcı olarak,
21 - Zayıflama rejimlerinde dengeli bir beslenme temin ederek vücut direncini
arttırmada,
22 - Çocuklarda görülen gece işemelerinin tedavisinde,
23 - Şeker hastalığının tedavisine yardımcı olarak
24 - Romotoloji (KANSER) tedavisinde Kemoterapi ve
Radyoterapi tedavisini destekleyici olarak yaygın şekilde pek çok ülkede
kullanılmaktadır.
Arıların kafatası salgı bezlerinden salgıladıkları
asit karekterli bir sıvıdır
KULLANIMI: Saf taze arı sütünün muhafazası zor
olduğu için bal ile beraber kullanılması uygundur.Kullanım
amacına göre günlük 500 mg ile 2000 mg arası alınır.Saf
olarak kullanıldıgı gibi bal ile karışık kullanılması
tavsiye edilir.Kurutulmuş arı sütü de kapsül olarak
veya toz olarak kullanılır.
MUHAFAZASI: Saf taze arı sütü -2 derecede, bal ile
karıştırılmışı +25 derece altında muhafaza edilmelidir. Kurutulmuş arı sütü ise
+30 derece altında muhafaza edilir.Güneş
ışınları sıcak ve metal kaşık arı sütünün özelliklerini bozar.
KULLANIM ALANLARI:Kandaki
kollestrol, total lipit, fosfo
lipit, trigliserit, B-liprotein seviyelerini düşürür.
Tansiyonu düşürdüğü ve damar genişletici fonksiyonu olduğu ,
insülin ve benzeri peptitleri içermesi nedeni ile(kan şekeri düşürücü ) etkisi
olduğu immünolojik etkisi antimikrobiyal etkisi cilt ve saç hastalıkları tedavi
edici etkisi cinsel fonksiyonları düzenleyici sperm sayısını artırıcı etkisi
organizmaya hareket canlılık ve kuvvet verir. Hipo
ve Hiper Tansiyonu ayarlar. Kan basıncının normal düzeyde kalmasını sağlar.Kan üretimini
kolaylaştırır. Anemiyi giderir. Kanser tedavisinde etkili kapasiteye sahiptir.
HORMONAL faliyetleri düzenler kadınların bozulan kan
dengesini düzenler. Yaşlılıktan oluşan damar sertliğini ve bitkinlik
hallerini giderir.Kalp
damarlarını temizler. Astım, Bronşit,Tüberkülozlu
hastalarda, Sinir deprasyon ve Asabiyeyi önlemede,
Mide ve bağırsak rahatsızlıklarında böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarında
sarkık vücüt organlarını özellikle göğüsleri
dik duruma getirmesinde süt salgi bezi
fonksiyonlarının artmasında döl tutma oranının artmasında Yüz derisinin
kurumasında ve Cilt Maskelerinde kullanılır
KANSER TEDAVİSİNDE,
KEMOTERAPİ GÖRENLERDE, RADYOTERAPİ ALANLARDA ,
KORTİZONLU İLAÇ KULLANIP
KEMİK ERİMESİ VE MİDE RAHATSIZLIĞI ÇEKENLERDE,
SPERM SAYISI DÜŞÜK VE
HORMONAL DENGESİ BOZUK OLUP ÇOCUĞU OLAMAYANLARDA,
BEYİN FONKSİYONLARI,
UNUTKANLIK, HAFIZA KAYBI, ALZHEİMER, PARKİNSON, FELÇ TÜRÜ RAHATSIZLIKLARDA...
KUR'AN-I KERİM (En-Nahl Suresi) (sayfa 275 sure 16-cüz 14)
68-"Rabbin bal
arısına "dağlardan ağaçlardan ve çardak yapacakları şeylerden evler edin"diye vahyetti."
69-"Arının
ayaklarında taşıdığı renkleri muhtelif olan öyle içecekler vardır ki onda
insanlara şifa vardır.Düşünen
bir topluma ibret belge ve kayıt vardır."