APTALLAŞTIRILIYORUZ!!!

1995’li yıllarda MSN isminde sohbet programı vardı. O yıllarda MSN programının insanlar üzerinde etkisini araştırmışlardı. Sonuç; bu gibi programlar İNSANLARI APTALLAŞTIRIYOR.
            Sebebi; programı kullanan kişilerin birbirine iletebileceği en fazla %40. Yani konuşan, anlatmak istediğinin en fazla %40’ını iletebiliyor; dinleyen, anlamak istediğinin en fazla %40’ını anlayabiliyordu.
            Aradan çeyrek asırdan fazla zaman geçti; onlarca farklı MSN türü programlar çıktı. Cep telefonlarına girdi. Facebook, Instagram vb…
            Durumu görüp, kendini koruma gereksinimi duyan ülkeler belli. Örnek JAPONYA. Siz hiç yeni japon filmlerinde cep telefonu görüyor musunuz? Ama bizde, kullanılmazsa ayıp olur!!!
            Aptallaştırılmış bir nesil ortaya çıktı. İspatı; 50tl borç yüzünden birbirini öldürmeler, kadın cinayetlerinin gırla çoğalması, insan ve çevre temizliğinin hiçe sayılması, insan ahlakının yerlerde sürünmesi (göt-göğüs-göbek açılımı), sahte kısa süreli bir mutluluk için yapılanlar (selfi), materyalist düşüncelerin artması, inançta zayıflık, sigara tüketiminin hızla artması, fuhuşun yaygınlaşması, hiç yoktan çıkan cinayetlerin gırla gitmesi, oportünizmin (fırsatçılığın-çıkarcılığın) çoğalması, dolandırıcılık, hırsızlık, ahlaksızlık sonuç itibariyle insansızlıkların artması aptallığın artmasına bağlı. Bu yüzden, insanlar geri zekalı olarak doğabilir. Ülke, büyük bir uçuruma sürükleniyor. 25 yıl sonraki Türkiye, Türkiye olmaktan çıkacaktır…
             Evet aptallaştırılmış bir nesil ortaya çıktı. Her geçen gün daha da aptallaştırılıyoruz. Emperyalist devletler, afrikaya İncil verdi, aptallaştırıldılar, topraklarını kaybettiler. Şimdi kendi ülkelerinde esaret hayatı sürüyorlar. Bize de yapılan bu, alın size lüks telefon veriyoruz…
            Ne güzeldir Çin atasözü: “Birine bir balık ver, doysun bir defa. Balık tutmayı öğret ona, doysun ömür boyunca... “ Her insana hak etsin ya da etmesin para verilmez. Para hak edene verilir. Para kazanması öğretilir. Maalesef durum: Salla başı, al maaşı. Devletin malı deniz, yemeyen keriz…
            Herkes karanlıkta yaşıyor, bilgisizlikten birbirine saldırıyor. “Karanlığa küfredeceğine bir mum yak!” Sus payı olarak para veriliyor. Mum yakmak kimsenin aklına gelmiyor…
             Sonuç olarak; çok geç kalındığını düşünüyorum. Ama çözüm var: Bilgiyi toplumun geneline yaymak zorundayız. Bilgi parayı doğurur, sonra para bilgiyi… Bu döngü devam eder gider. Başka bir döngüde de; para parayı doğurur… Bilginin parayı doğurduğunu öğrenemedik.

Eğer herkesin eline  “para” verirseniz, her zaman “para” konuşur, “materyalist” olur. Eğer herkesin eline “çiçek” verirseniz, her zaman “çiçek” konuşur, “güzel şeyler” konuşur. Eğer herkesin eline “kitap” verirseniz, her zaman “kitap” konuşur, “alim” olur. Kısa mantık ama durumu izah ediyor.

Yaklaşık 25 yıldır, cep telefonlarının insanları olumsuz etkilediğini (örn: düşünceye ket vurmak gibi), insanları aptallaştırdığını bas bas bağırıyorum.  25 yıl önce, psikologlar, sosyologlar yok mu idi. Neden şimdi, ortaya çıkıp; tarihte ilk kez, Z kuşağının bir önceki kuşaktan daha aptal olduğunu konuşuyorlar. 25 yıl önce, sorunu görüp, çözüm üretmediler?
            Kısacası; balık baştan kokar… Durumun iç yüzü işte böyle, durumun geneli de işte öyle…